adın kaldı gökyüzümde..
kokundu baharım..
baharsız kaldım..
her gece sen uykuya dalarken..
ağlardı umutlarım sessizce..
gözbebeklerine saklanırlardı..
sessizce ağlarlardı..
ve fısıldarlardı..
ne olur kapama gözlerini..
hani olur ya..
her aşkın bir hikayesi..
sen hayat hiyakemin..
tek aşkı..
yüreğimin sahiliydin..
denizlere açılan..
yakomazlardı yanıp sönen her gece gözlerinde..
sessizce ağlarlardı..
ve fısıldarlardı..
ne olur kapama gözlerini..
yüzün kaldı gözlerimde..
hangi yöne dönsem..
göreceğim sensin..
ama ben yine de..
hep gittiğin yöne bakıyorum..
yüzümü gözlerinde görmeyi özlüyorum..
elllerim yüzüme gidiyot bazen..
sessizce ağlıyorum..
ve içimden sana sesleniyorum..
gökyüzümdeki adın için..
henüz sonu yazılmamış
hikayemiz için..
ve gözlerinde yitirmekten
korktuğum niceleri için..
ne olur..
sakın kapama gözlerini..
Nur Yılmaz
Ben yine sırılsıklam...
yine yalnızlık vurdu
en hırçın dalgasıyla kıyılarıma.
ben yine
sırılsıklam.
ben yine
baştan ayağa yalnız..
ne cesaret edip
açılabildim enginlere;
ne de kaçıp sığınabildim
durgun sevgilere...
ben yine
yalnızlık sahilinde,
ben yine
sırılsıklam,
ben yine
baştan ayağa yalnız...
Nur Yılmaz
Bilmek ister misin?
odamın tavanında kaç nokta var bilmek ister misin,
yüreğimin zemininde kaç derin iz?
hayat yolumda kaç fay hattı var bilmek ister misin,
boğazımda düğümlenip söylenmemiş kaç söz?
gözlerimde donup kalmış kaç acı sahne var bilmek ister misin,
her defasında çocukluğuma el konulan kaç mahkeme?
bilmek ister misin hala,
nedendir perdeleri çekmem.
nedendir pes etmem?
bilmek ister misin hala,
söyle tek tek cevaplayayım.
her soruna tek yanıtım,
sevgidir arayıpta bulamadığım...
Nur Yılmaz
Bu başıma gelenler,,,
uykularımdan uyanıp şiirler yazdım sana
yüreğimin'tik-tak'larını sana ayarladım
'ne derindir sevmek,
ne derindir mavi,
anlatamam..' dedi bir şair,
en derin mavilerimi sana seçtim
ben seni deli gibi sevdim
öyle içten
öyle derinden
öyle maviden..
ama sanma ki 'ateştenlim'
'canyarım'
seni böyle sevmem
o en derin mavilerimi
kapısına bırakıp bırakıp kaçtığım
körpecik yüreğinden,
bu başıma gelenler,
ah, o kahrolası mavilerden! ..
Nur Yılmaz
Bu yollar, yolculuklar biter mi?
Yaramaz bir kız çocuğuydum senin sıcağında
Şimdilerde uslandım,
İçim nasıl yalnız, nasıl yorgun…
Ah, tarifi bunca zor olmasa
Sana da anlatırdım belki..
Hüzün yine yüzümdeki her çizgide
buradayım diyen..
Mutluluk firari,
Yüreğim dipsiz kuyuların esiri
Sana da anlatırdım belki
Ah bu yalnızlık beni aşmasa..
Bu yollar, yolculuklar bunca yormasa…
Bu yollar, yolculuklar biter mi?
Nereye gitsem ardımdan gelmez misin?
Ben bugünde anneli türküler söyleyip ağlarken,
Sen bir kuru selamıma yüz çevirmişsin.
Biliyorum, yüreğinden çoktan silmiştin.
Gurbette adımı da unutup, “o kim? ” demişsin!
Bu yollar, yolculuklar biter mi?
Sen git dersin de,
Hiç “ana”ya karşı gelinir mi?
Merak etme anacım,
Selamımın sana ulaşmayacağı yerler de bilirim.
Bu yollar, yolculuklar bitmez.
Ben senin için bilinmezliğe de giderim…
Nur Yılmaz
Çay gibi..
'onu anlat' dediler,
'çay gibi' dedim senin için.
'alışılmış, zahmetsiz.
bir o kadar da vazgeçilmez!
soğuk zamanların
esasoğlanı..
sıcacıktır. insanın içini ısıtır..' dedim
çayı hiç sevmediğimi,
kimseye söyleyemedim...
Nur Yılmaz
Çok Severdim Onu Be!
Bir sokak aşağımızda otururdu.
Adı Uğur'du.
O gelip tanışmıştı benimle.
Ben onu ezelden beri severdim de,
O yeni fark etmişti beni.
Okul çıkışlarında beraber yürürdük.
Çıkış saatlerimiz aynı değildi ya,
Denk getirmek için mahsus oyalanırdım.
Ben otobüsten inerdim,
İki adım atmadan o gelirdi.
Pek konuşmazdım ben.
Esasında milletin 'sus! ' deyip susturamadıklarındandım da;
Onu görünce,
Dut yemiş bülbül hesabı! .
Oda acayip felsefe yapardı..
Dinlerdim ama anlamazdım.
Hem onu izlemek yeterdi bana,
Anlayıpta ne yapacaktım? ! !
Bizim mahalleye gelmeden ayrılırdık,
Bazı zamanlar yolu değiştirip,
Bizim yokuşun başına kadar gelirdi.
Yolu niye uzattığını söylemezdi ama
Laf olmasın diye,
Kahvehanenin önünden geçirmek istemezdi beni,
Bilirdim.
Bir başkaydı Uğur be,
Çok severdim onu..
Okul çıkışlarında bir kilometre var yok arası yol arkadaşlığımız,
Paylaştığımız tek şey oldu;
Bir aylık sevdamızda.
Sevmek yetmemiş,
Yağmurlu birgünde ayrılmıştık.
Hala bir umut vardı belki ama
Biz kolaya kaçmıştık.
Giderken bir şiir okumuştu
'git, ama sessizce! ..'
Gittim, sessizce...
Ayrıldıktan sonra daha sık görüşür olmuştuk.
O zamanlar birbirimize ayıramadığımız vakitleri,
Şimdilerde kullanır olmuştuk.
Aslında öylesi daha iyi olduydu.
İyi bir sevgili olamasada,
İyi bir dosttu.
Çok severdim onu, adı gibi Uğur'luydu..
Doğum günümde papatyalar almış bana.
Papatyaların aklımı başımdan aldığını bilirmiş meğer! .
Ama bana verememiş,
Ayrılmışız o sıra.
Sonradan söylediydi.
Bense onunkini hatırlamamıştım bile.
Derken yaşındılar bizim alt sokaktan,
Okmeydanı mı, Mecidiyeköy mü
Hatırlamıyorum şimdi..
Bir kez gördüm ondan sonra,
Sene sonuydu.
Arkadaşlarına veda etmeye gelmişti.
Durakta beni görünce inmiş,
Konuşmuştuktu son kez.
En içten konuşmasıydı.
Gidişine üzüldüğüm tek insandı.
Çok severdim onu, harbi delikanlıydı..
Onu çok sevdiğimin farkındaydı.
Belki o da severdi ama
Bir kez olsun 'tekrar deneyelim mi? ' demedi.
Kabul etmeyeceğimi bilirdi.
Şimdi düşünüyorum da,
Keşke söyleseydi...
Bugün Ocak Yirmiyediymiş.
Hani tarihimiz, günümüz şaşmış ya,
Duyduk öyle..
Onun doğum günü!
Hemen o düştü aklıma.
Onu hergün görürken hatırlamamıştım ya.
Allah'ın işi işte! !
o zamanlar yapamadığımız birşey yapalım dedik.
Laf aramızda;
Bu işleride pek beceremeyiz.
Bir kağıdımız var elimizde. bir kalemimiz
Bir de yoğun bakımdaki yüreğimiz..
Yaptık birşeyler işte,
Maksat gönlü olsun.
Doğum günü kutlu olsun!
'Çok severdim onu be! '
Deyişimi duyar olsun...
(eski bir aşkın anısına
27.01.2002)
Nur Yılmaz
Günaydın!
Her gece uyuduğum
Karanlık sensizliklerimden,
Başucuma bıraktığın
Gündüzlerle uyanıyorum.
Ben yine her sabah
İlk iş Seni Seviyorum...
Nur Yılmaz
İçimden Geçen Sen..
Bi baksan süzülsen içimden doğru
Tek tek aralasan kapalı kapılar ardındaki yalnızlığımı
Bi gülümsesen umarsız asiliğime
İnatçılığımı utandırsan.
Bi ağlasan amaçsız başkaldırışlarıma
Gözlerindeki incilerde durulsam
Fatih misali değil
Kılıçsız, tüfeksiz feth etsen gizli kentlerimi
Sen içimden geçsen, rüzgarında kendimi bulsam
Adaklarımı bir senin yüreğindeki
Gönül ağacımın dallarına bağlasam
Şirin’i, juliet’i kıskandırırcasına sevsem seni
Baharım sen olsan
Cemrem sen olsan düşsen topraklarıma
Uykum sen olsan
Ekmeğim, suyum, umudum yine sen..
Sen içimden geçsen yalnızca
Korkmasan
Ömrünü vermesen, adını vermesen
Hürriyetini vermesen
Hınzırlığını katsan yanına
Hayatımdan geçsen yalnızca
İzlerin kalsın yollarımda
Yeter bana
Sen,
İçimden gelip geçsen yalnızca…
Nur Yılmaz
İçimingülenyüzü
Geceler de soğudu.
Isıtmıyor bu yorgan,
Bu cılız mum ışığı içimi.
Tenim özlüyor sıcak nefesini.
Ah bi dönsen,
İçimingülenyüzü..
Ah bi dönsen! !
Sersen üstüme,
Yazmevsimlerini.....
Nur Yılmaz
Kalbim Bir Kuşun Kanadında Şimdi..
Biraz önce havalandı yüregimden bir martı sürüsü..
Hani günün ilk ışıkları vurur ya durgun sulara..
Gönlümün ilk sensizligi bu..
Durgun.. Sessiz.. Hissiz..
Biraz önce havalandı yüregimden bir martı sürüsü..
Parça parça taşıdılar seni kanatlarında..
Bu kıyıdan en son havalanan martının kanatlarındaydı gözlerin..
Ellerimden kayıp giden en son martının..
Bu yüzden midir gözlerinin,
Sana dair hatrımın en taze hatırası kalması..
Hani kaybettigin birini hep o en son gördügün haliyle hatırlarsın ya..
Bu yüzden midir bir kuşun kanadından gelen,
Ürkek bakışlarının gözlerimi hiç terk etmeyişi..
Biraz önce havalandı yüregimden bir martı sürüsü..
Kanatlarında taşıdılar parça parça seni..
Yüregimden çıglık cıglıga..
Kulaklarımdan sessiz sedasız alıp gittiler sesini benden..
Sesin bir martının kanadında şimdi..
Biraz önce havalandı yüregimden bir martı sürüsü..
Küçük noktacıklardı uzaktan..
Dagıldılar gögün engin denizinde..
Kanatlarında parça parça sen..
Ve o kanatların ucuna takılmıştı saçların..
Rüzgarın savurması gibi saçlarını..
Savrulmuşlardı dalga dalga..
Seni en son gördügüm günki gibi..
Dagınıktı şimdi yine saçların..
Biraz önce havalandı yüregimden bir martı sürüsü..
Parça parça kopardılar seni benden..
Sesini aldılar önce..
Ve yangın yeri dudaklarını..
Ellerinin sıcaklıgını rüzgara kattılar..
Göge savurdular tel tel saclarını..
Tenini.. Gözlerini.. Hatıranı..
Yar hayalini bile parçalara ayırdılar..
Dirhem dirhem acıratak içimi..
Ve parçalayarak yüregimi..
Kalbim..
Bir kuşun kanadında şimdi..
Nur Yılmaz
Merak Etme...
Bakarsın,
Perdeler kapalı.
Sanırsın,
Gönlümde, gözlerimde kapalı.
Yanılırsın!
Seninle birlikte ben de sabahı beklerim..
Merak etme;
Ben seni burdan da severim....
Nur Yılmaz
Müebbet mi bu sensizlik?
Bir mapusun özğürlüğe gün sayması gibi sensizliği sayarım belki..
duvara atılan çentikler gibi yüreğime kazırım belki sensizliği..
belki gün gün..
belki an an..
Belki gün gelir yüreğimi kazıdıklarımı sayarım bir nefeste..Hiçte bir nefeste yaşanmadıklarını bile bile..
ve o gün ellerin yine uzaksa bana bugünki gibi,
yüreğin küskünse hala yüreğime,
belki o gün bu sevdaya
'git artık özgürsün! derim..
Yoksan eğer gerçekten
ve gitmişsen artık benden, bileyim..
Sensizliğim müebbet olmasın diye dua edeyim..!
Nur Yılmaz
Nasıl sığdırayım ki?
uyuyamam bu gece,
uyku tutmaz beni.
hem yüreğimde bu koca yükle,
nasıl uyuyayım ki?
içime, yüreğime
sığdıramazken seni;
gecelere, uykulara
nasıl sığdırayım ki?
Nur Yılmaz
Sebebim...
Bir gece vakti aklıma düştüğünde güneşimi çalıp gidenler,
Boynumdaki hatıranda buldum huzuru.
Hayattan vazgeçmişken daha onyedimde,
O gönülfeneri gözlerinde buldum umudu.
Sebep oldun mutluluktan akan gözyaşlarıma,
Sebep oldun adıma deli dedirten
yerli yersiz gülümsemelerime..
Bunca yıl aradığım kayıp dünyamı buldum,
Sebebimi buldum ben sende.
Artık bu hayatı sebeplendirmek borcundur bana!
Sebebim,
Sakın gitme! ...
Nur Yılmaz
Sen ki...
Sen ki her yalnızlığında geceyi suçlar,
Her acı çekişinde onu azarlarsın.
Sen ki hüznün, geceyle beslenir sanırsın.
Madem ki geceye bunca düşmansın
Söyle o halde Ey Mazlumum
Niçin acılarını günışığından sakınır,
Geceyle koyunkoyuna ağlaşırsın? ...
Nur Yılmaz
CeViZiN KaBuĞuNu KıRıP ÖZüNe İNeMeyEN,
CeViZi KaBuKTaN İBaReT SaNıR
Sobe!
gece herkesi uykuya çağırıyor.
benim içinse,
yalnızlığın çanları çalıyor..
gecenin kuytusuna sığınıyorum.
karanlık beni sımsıkı kucaklıyor,
saklıyor..
gece herkesi uykuya çağırıyor.
ben yine,
yalnızlığa sobeleniyorum...